Merhaba sevgili okurlarım, Mart ayının sırtlandığı
bahar,  yavaş yavaş Mart’ın sırtından inerek
bize kendini hissettirmekte.
  Güzel
güneşli günleri bu aralar sadece görmek değil, delercesine içimize çekmek
istiyoruz. Bu zamanların güneşine aldanıp, saatlerce güneşte kalarak oluşan baş
ağrılarına, vücudumuzda oluşan karartılara, yaklaşan akşam saatlerindeki
uykulara katlanıyoruz. Resmen ne gelirse güneş senden gelsin diyoruz.
 baharın yüzünü gösterdiği çekimser bakışları altında birçok umut tohumu ekeriz
adeta ruhumuza. Geleceğe dair düşler kurar en çokta düşlerin altında
soluklanırız. Kışın,  kuru ve  kasvetli havasının perdelerini aralayan baharla
selamlaşır, yıllardır görmediğimiz bir dost gibi sarıl sarmaş oluruz.  

       Peki alacası bol rengarenk bu aylarda neler
yapabiliriz? Yapacaklarımızı doğayla özleştirebiliriz. Sabah doğa yürüyüşü ile
başlayan bir gün. Sonrasında eğer sahile yakınsak denizin gel gitlerine bakarak
tüm olumsuzlukları suya serdiğimiz ve gidişini seyredeceğimiz bir kahvaltıya
yerini bırakabilir uzun soluklu yürüyüşlerimiz. Sahil yoksa bu yerini yine
güzel manzaralı bir kahvaltıya bırakabilir. Doğa yürüyüşü yerine balık tutmaya
gidebiliriz. Keyfine varacağımız sanki umut yakaladığımız balık avı bize iyi
gelebilir. Balık tutmak yerine bisikletlerimizi yeşilliklerin ortasına
sürebiliriz. Kısa mesafelerde başlayan uzun soluklu sürüşler. Sırt çantamızda
yer alan atıştırmalıklarımızı gözümüze kestirdiğimiz en yosun mavisi yerde açıp, yemenin tadı
 pahabiçilemez. Hayatta bazı şeylerin değerini parayla ölçemezsiniz. Dışarı çıkmak demek, para
harcamak değildir her zaman.

        Eve tıkanmışlığın ve artan negatif enerjiyi
boşaltmanın şartı her zaman paradan geçmez. Bir sevgili, dost, kafa dengi bir
eşten geçer. Asıl mutlulukta imkansızlıklar içinde imkan yaratmaktır. Bu
imkansızlık çoğu zaman bir sırt çantası içinde yer alan bir simit, bir termos
çay veya kahveden, bir adet meyve ve küçük şişe sudan geçer. Aileyle yapılan
bitmek bilmeyen sohbetli pikniklere ne demeli peki?
 Baharın bize hatırlattığı en güzel etkinliklerde başı çeken, kalabalık
gidilince gün bitmesin diye sızlanan çocuklar ile dolu bir piknik hepimize iyi
gelebilir. 
Baharın gelişiyle başlayan bahar şenlikleri, 
konserler, film festivalleri. fotoğraf çekimi ve  kamp yapımı birkaç alternatif etkinliklerin içinde
yer alıyor. Yeter ki eve tıkanıp kalmayı dinlenmek olarak nitelendirmeyin. 

        Gölgesine
sığındığımız ve kokuşmuş ne gerek var ile başlayıp biten cümlelerden uzak bir
bahar yaşayalım. Sevdiğimiz her ne varsa bir de baharın gözü ile bakalım
J Bu aylar bize çiçeklerin filizleri anlatır. Doğada görüp heveslendiğimiz çiçekler
bizi çiçek dikimine, minik bahçeler yaratmaya özendirir. Yani kendimize
uğraşacağımız hem organik hem de ilgileneceğimiz bir bahçe fikri hiçte fena
değil bence
J
Kendinizi eve kapamak için çok erken. Görecek ve yaşayacak çok güzel günlerimiz
var. Vakit fazla kilolarımızı, dipten gelen beyazları, düşünecek vakit değil
J Vakit kendimize vakit yaratma vakti. Bu yaşların yarını yokken haydi baharı
kucaklamaya
J İyi gezmeler, bol oksijenli, temiz havanın size yenileyeceği günlere 



                                                                                          
   CEYDA GÜNAY