Kadersizliğini dipsiz uçurumlara dökmek için ilerliyordu.
Gerisinde, bir avuç saman alevi
düş ve
tükenmişliklerin dişleri
arasından söktüğü anıyı da
içlerine katarak, ağır ağır
yaklaştı.
Fırtınanın kokusu çok uzaktan geliyordu.
Yükselen dalgaların çağrısı ona
mıydı yoksa
Dökmek istediklerine miydi?
Bilinmezliklere gebe
ilerliyordu.
Kalemine çöken ağırlıklar,
ayağına mı çöküyordu? Tökezleyişi,
yetim adımları,
bilinmezliklerin yamacına
mıydı, bilmiyordu.
Usulca bıraktı kendini,
taze bedenlere susamış uçuruma.
                                                                                                   CEYDA GÜNAY